Yatağında yanliz ve ateşler içinde kıvranırken anlıyor insan kimlerin hakiki dost olduğunu. Yada kimlerin güneşli günlerde yakınında durduğunu. Kimlerin gecenin üçünde koşup kapısına geleceğini , kimlerin umruna bile gelmeyeceğini.

Aslinda atalar haklıydı dost kara günde belli oluyordu ancak bir

sıkıntı var. Biz aydınlığımızı çaldırmışız. Artik hayata neşe saçan guluceklerimiz , iyi niyetimiz yok. Elimizde futbol topumuz , bez bebeklerimiz yok hatta çocuksu duygularımız ve berraklığımızda yok .Artık başka fırından ekmek aldığımızda diğerinden utanmamız yok. Samimiyet dolu ramazan sofralarımız yok.. Artık ellerimizde silah olarak kullandığımız klavyelerimiz var.

Öyleyse kardeşliği yaşamamış bu gençlikten kara gün dostu beklemek doğru mu? Evet doğru. Neden biliyor musun? Benliğimizi yitirsekte umutlarımız taze.

” Duygulara tercüman olabildiysek ne mutlu bize”. Şakir Kavlak😊

Yorum bırakın